Arkadaşlar merhaba. Bu sayfada gezi kavramını komple değiştiren ve hayatınızın gezisi olmaya aday InterRail seyahatini anlatmaya çalışacağım. Bunu yaparken de her yerde bulabileceğiniz beylik bilgiler değil kendim de bir interrailci olarak hakikaten gerekecek bilgiler üzerinde duracağım. İlk postada genel bilgiler vermek istiyorum. Hem rehber ve blogu yönlendirmek hem de daha farklı bilgiler almak için bu postaya yorum yazarsanız sevinirim. Sonraki postamsa kendi InterRail seyahatimde tuttuğum günlükten ilk bölüm olan Roma gezisi olacak. Neden kendi anılarımı da buraya koyduğuma gelince, InterRail en iyi onu yaparken neler yaşandığı anlatılırsa anlaşılmış olur kanısındayım. Hem de basitçe hayatımın en güzel seyahatlerinden biri olan bu gezide yaşadıklarımı birçok kişiyle paylaşmak, yorumlar almak istedim.
Bu kadar lagaluga yeter, Bismillah diyelim ve geçelim önce genel bilgilere;
InterRail sizin de muhtemelen bildiğiniz gibi Avrupa devletleri arasında varılan bir anlaşmayla trenle her avrupa ülkesine belli bir süreliğine gidebilmenizi sağlayan bir imkan. Belli bir süreliğine sisteme katılan ülkelerdeki şehirlerarası trenler size ücretsiz oluyor. Tek bir ülkeye özgü biletler ve bütün avrupayı kapsayan bilet çeştleri var. Bunlarla ilgili ayrıntılı bilgiyi
sistemin resmi sitesinden edinebilirsiniz.Türkiye'de biletleri
Gençtur'dan alıyorsunuz. Kabataslak rotanızı belirleyip vizenizi aldıktan sonra ver elini Avrupa... Şimdi soru-cevap şeklinde biraz ayrıntıya gireyim:
- -Bu geziye neden çıkayım?
Hiç, sadece muhtemelen hayatının en güzel gezilerinden birisi olacak o kadar! Hem Türkiye'nin dışındaki yaşam tarzını da görmüş, yabancı kültürleri tanımış olacaksın, hem de hiçbir kalıba, rotaya bağlı kalmadan bir sürü macera yaşayacaksın. E bundan iyisi Şam'da kayısı.
- -Gitmeden önce yapılması gerekenler neler?
İşte bu gezinin başlamadan önceki hazırlıklarının uzun olması gibi bir yönü var. Öncelikle pasaportunuzu çıkarmanız gerekiyor fakat eğer üniversite öğrencisiyseniz bazı üniversiteler bu geziyi kültürel faaliyet kapsamında sayıp harçsız pasaport alma imkanı veriyor. Bunu da bir soruşturun derim. Gideceğiniz ülkelerden vize almaya sıra geliyor. Eğer Shengen ülkelerini dolaşacaksanız (bunlarda tek vizeyle hepsini gezmek mümkün) en çok kalacağınız ülkeden vize almanız gerekiyor. Burası biraz sıkıntılı çünkü aracı kurumlarla uğraşmanız ve bütün belgeleri eksiksiz toplamanız gerekiyor.
Bu gezide bir nevi evinizi sırtınızda taşıyorsunuz. O nedenle sırt çantası(backpack) çok önemli. Lafuma, Loap vb. gibi iyi markalar var. Aldığınız sırt çantası
şunun gibi birşey olacak. Çanta bir kere en az 60lt filan olmalı. sırt bölümü metal destekli olması ve sırtın terlememesi için arkada özel bir kauçuk yapı olması önemli. Bir de kenardan açılması sizi alttaki bir eşyayı almak için bütün çantayı dökmekten kurtardığı için hayati. İyi bir sırt çantası için 200 lira civarı bir fiyat bekleyebilirsiniz. Ama kampanyaları takip edin derim. Ben Loap marka 100€luk çantayı kampanyayla 50€ya almıştım:).Sırt çantası konusunda gelen yorumlara göre biraz daha yazabiliriz.
İkinci en önemli eşyanız ise ayakkabınız. Dayanıklı, hafif ve terletmeyecek bir ayakkabı bulmanız lazım. Bunların hepsi birarada nasıl olacak derseniz
Merrell derim.
Yeşil Kundura'da bulabilirsiniz.
Bunun dışında 10 civarı t-shirt, bir güzel takım(törenler ve gece için), bol bol boxer(taharet musluğu olmadığını duymuşsunuzdur) bir iki pantolonla 5- 6 şort işinizi görür kıyafet konusunda.Bu konuda da soru ve yorumları bekliyoruz.
Bu konuda bir backpacker için klasik çözüm hostellerdir.
Bu ve
bu sitelerden hostel rezervasyonunuzu yaptırabilirsiniz.Vize için de en azından ilk gideceğiniz şehrin rezervasyonunu yaptırmanız gerekiyor zaten. Bunun dışında
couchsurfing.com adında muhteşem bir site var. Önceden site sayesinde gezmiş kişiler evlerinin bir köşesini yeni gezginler için açıyor. Ancak bu sistemden yararlanmak için iyi bir profil oluşturup hostlarla iletişime geçmeniz ve olayı ücretsiz otel gibi görmemeniz, kültürel paylaşım ve iletişim imkanı olarak görmeniz gerekiyor. onun dışında da söylemem gerkiyor mu bilmiyorum ama sırt çantanızdaki alt bölüm uyku tulumu takmak için. mesajı aldınız herhalde. Şaka bir yana trenlerinizin sabah çok erken veya çok geç varması gibi hallerde istasyonda gecelemek durumundasınız. Ama sakın bunu kötü veya korkulacak birşey gibi görmeyin. Orada başka backpackerlar da olacak ve bence tren istasyonunda kalmak çok eğlenceli bir macera. Ama siz siz olun Monaco Monte Carlo istasyonunda kalmayın. Polis gözetiminde uyanırsınız. Ben kaldım, anılarda göreceksiniz zaten.
Biz iki kişiydik ve her yönden çok tatlı bir gezi oldu. Tek başına gitmek de çok eğlenceli diyenler var ama ben aynı fikirde değilim. Daha çok sayıda kişi olmak eğlenceyi arttırabilir ama bu sefer de karar vermek zorlaşabilir ve tartışma ihtimali artar. Belki üç de gayet iyi bir sayı olabilir.
Ne görelim?
İşte burada sizi anıları okumaya davet ediyorum. Gördüğümüz yapılar, yaptıklarımız vb. orada.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Dediğim gibi sorular- yorumları konuyu genişletmek için bekliyorum. Bundan sonraki postam Roma anıları olacak. İlgini durumuna göre diğer şehirlerin anılarını da yazacağım.
Erşan TAŞAN - Boğaziçi Bilgisayar Müh-2 ve interrailci